in

Okul çocuklarının ebeveynleri için faydalı ipuçları


Muhtemelen birçoğu, okulun ilk günlerinde daha çok birinci sınıf öğrencisinin endişeli hissettiğini fark etmiştir.

Bu duygular hayatlarında önemli bir değişikliğe neden olur. Çünkü dersten sonra disiplinli olmaları, çalışmaları ve düzenli olmaları gerekiyor. Bunun çocuklarda okul öncesi bile ortaya çıkan bir davranış olarak düşünülebileceği doğru ama adım adım bir davranış var ve kurallardan yaşam tarzına geçiş var. Bu durumda, listelediğimiz nitelikler zaten çocukların yaşam tarzına geçiş olarak kabul edilmektedir. Birçok öğrenci ilk başta bu gereksinimleri karşılamıyor.

Okul uyumsuzluğunun genellikle iki ila altı ay sürdüğü unutulmamalıdır. Son zamanlarda yukarıda belirtilen süre içerisinde çocukların gerekli aşamayı geçemedikleri gözlemlenmiştir. Bu durumda süreci olumlu bir şekilde yönetmek için öğretmenlerden ve velilerden istenen kurallar ve yaklaşımlar vardır.

AzEdu.az, bu gibi durumlarda, öğretmen ebeveynlerden önce bile bir uzmana danışmalıdır.

Uzman kimdir?

İlk uzman bir okul psikoloğudur. Tanıyı belirlemek için çocukla görüşülür. Çocukla, adaptasyonunu engelleyen kişisel ve dış nitelikler hakkında görüş alışverişi vardır. Sebepler belirlendiğinde, düzeltici bir program geliştirilir. Böylece öğretmen ve okul pedagogu çocukla ilk eğitimlere başlar. Aynı zamanda öğrencinin ailesine de durum hakkında bilgi verilir.

Uyumsuzluğun nedenleri

Sorunlardan biri, çocuğun öğretmenleri ve akranları ile iletişim kurmakta güçlük çekmesidir. Çocuklar sakin ve utangaçtır. İletişim kuramadıkları için, öğretmenlerinden veya akranlarından duydukları temel bilgilere hakim olamadıklarını hissederler. Bu nedenle çocuklar öğrenmekten kaçınırlar veya hiç okumak istemezler. Aynı zamanda belirli bir aşamada okula gelme korkusu da yaratır.

You May Also Like:  Neden aşık oluruz ?

Uyumsuzluğun bir başka nedeni de öğretmenin ilgisidir. Örneğin, sınıfta çok sayıda iyi bilgilendirilmiş çocuk varsa, görece zayıf algılanan çocuklar gözden kaçabilir. Bu durumda gözlemlenen uyumsuzluklardan eğitimci sorumludur. Bu yüzden böyle bir durumda psikologlar önce öğretmenle birlikte çalışırlar. Öğretmenin öğrenci ile iletişimini geliştirmek için tavsiye verilir. Yani öğretmenin uyumsuzluk sorunu yaşayan öğrenci ile daha fazla iletişim kurması gerekmektedir. Aynı zamanda, bu gerekliliğin uygulanması için tavsiyeler verilmektedir.

Bazı durumlarda aile sorumludur

Bazen bir çocuk iyi not alamaz. Bu nedenle ebeveyn çocuğu aşağılamakta, hakaret etmekte, fiziksel olarak istismar etmekte ve korkutmaktadır. Olumsuz duygular çocukta daha aktif hale gelir ve bilinçaltı şekillenir: Yaptığım şey kötü, beceriksiz, saygısız bir öğrenciyim, asla iyi bir şey yapamayacağım. Bu gibi durumlarda, okul kelimesini duymak bile bazen çocuklarda strese neden olur. Sadece okula gitmek istemiyor, genel olarak okul kelimesini de duymak istemiyor.

Ebeveynlerin çocukların özgüvenini inşa etmek için çalışmaları gerekmektedir.

Çocuk kendini değerlendirebilmeli ve kendisine inanabilmelidir. Bu, bir ebeveynin atabileceği en önemli adımdır. Çocuk, en iyi ve en zor durumda, arkasında büyük bir gücün, ebeveynin olduğunu hissetmelidir. Ebeveynlerin sadece çocukları hakkında değil, aynı zamanda çocuğun aktif olduğu veya olacağı ortamı da öğrenmesi gerekir.

Bu sadece çocuğa çevreyi şekillendirme konusunda rehberlik etme girişimi değildir. Aynı zamanda çocuğun ailesi tarafından sevildiğini anladığı ve gördüğü anlamına gelir. Tüm bu adımlarda çocuğa her zaman söylenmelidir: Dimension bu desteği veriyoruz, her şeyden önce, çünkü sizi seviyoruz. Yani bir çocuk için ailesinin sevgisi tüm başarının temelidir. Uyumsuzluk aşamasının üstesinden gelmek için ebeveynler çocuklarını diğer çocuklarla karşılaştırmamalıdır.

You May Also Like:  Karşınızdaki kişiyi affetmek, nasıl bir davranış değişikliği yaratıyor?

Bu tür vakalar toplumumuzda çok yaygındır

Örneğin, bir ebeveyn, birinin sizden daha iyi olduğunu, iyi okuduğunu vb. Söyler. Bu, çocuğa ciddi duygusal zarar verir. Birincisi, çocuk akranlarına karşı her zaman dikkatli ve çekingen davranır. İkincisi, çevredeki akranlara karşı antipati var. Hepsinden kötüsü, çocukken sevilmediğini düşünmeye başlar. Çocuğu başarılarından dolayı daima övmek ve hatalarıyla karşılaştırmak önemlidir. Aynı zamanda çocuğa başkalarının önünde hakaret edilmemeli veya eleştirilmemelidir. Bu her iki durumda da kabul edilemez.

Çocuk derste başarılı olmazsa, onunla görüşmek gerekir. Cezalandırma, aşağılama vb. Gibi hoş olmayan seçenekler hiçbir zaman olumlu bir etkiye sahip olamaz. Aksine çocuk okula uyum sağlamaktan kaçınacak, ders çalışmakla ilgilenmeyecek, kısacası eğitimden uzaklaşacaktır. Bu nedenle öğretmenler ve veliler bu konularda dikkatli olmalıdır. Zayıf algı nedeniyle çocuk ihmal edilmemelidir. Çünkü “çocuk” dediğimiz varlıklar her şeyden önce evde ve okulda bireyler olarak oluşmalıdır. (Azerbaycan Muallimi gazetesi)

Kaynak 1

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Günlük D vitamini dozu almak için ne kadar güneş altında kalmalısınız?

Kivinin mucizevi faydaları – TARİFLER