in ,

Yeryüzünden Gökyüzüne Külleri Dağılan Giordano Bruno

Yeryüzünden Gökyüzüne Külleri Dağılan Giordano Bruno

Bazı zamanlar vardır ki karanlıkların aydınlığa çıkamayacağı hissi uyandırır insanın içinde. İsteriz ki o karanlık yolun sonunda bir el ışık tutsun, fener olsun bilmediğiniz derya denizlere. Ama yolumuza ışık olan fenerin göz kamaştıran ihtişamıyla yola devam edebilecek cesarete sahip olmadığımız gerçeğini göz ardı edip çıkmışızdır yollara hep. Şimdi anlatacak olduğum da böylesine karanlık bir çağa ışık tutmuş olmakla kalmayıp, o yola devam eden, insanlığın aydınlanması için savaşan ve aydın fikirlerinden dolayı ölüme terk edilen İtalyan Katolik keşiş, filozof ve gökbilimci Giordano Bruno ’nun tüyleri diken diken eden hikâyesidir.

Giordano Bruno, söylediği gerçekler nedeniyle türlü eziyetler görmüş olan ve adını engizisyon mahkemeleriyle birlikte duyduğumuz en ünlü bilim insanları arasında yer alıyor. Ama bunların öncesinde Bruno, soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya’nın Nola kasabasında dünyaya geliyor ve henüz gençken Dominiken adında bir tarikata katılıyor. O zamanların inanışı Dünya’nın evrenin merkezinde yer aldığı ve tüm evrenin insanlık için yaratıldığı yönündeydi. Ama Bruno işlerin böyle yürümediğinin bilincindeydi. Tam da bu sırada Kopernik felsefi düşünce sistemiyle yolları kesişince tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrılıp Hristiyan inancıyla arasındaki bağları tümüyle koparması, sapkınlık ve dinsizlikle suçlanmasına neden oldu. Ama her ne olursa olsun kaotik insanlık tarihinin o en karanlık yıllarında inandığı şeylerden vazgeçmeyip, hiçbir çıkar sağlamadığı halde din otoritelerine kahramanca meydan okudu. Hal böyle olunca Engizisyon baskılarından kurtulmak amacıyla yaşadığı yeri terk etti. Ama hakkındaki suçlamalar nedeniyle hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı. Bu durum başarılarına engel olmadı tabi. 1582’de Sarbonne Üniversitesi’nde kürsü elde etti. Sonrasında İtalyan aristokrat olan öğrencisi tarafından Venedik’e davet edilmesi Galileo Galilei ile tanışmasına vesile oldu. Bazı rivayetler bu sıralarda yapmış olduğu çalışmalar esnasında fikir ayrılığına düştüğü yakın bir arkadaşının yerini açık etmesi nedeniyle yakalanıp, düşünceleri sebebiyle yargılandığı yönünde. Hatta ele veren kişinin Venedik’e davet eden aristokrat öğrencisi olduğu gibi söylemler de mevcut.

İlgili Haber:  BioNTech aşısı etkinliği için umut veren araştırma

Tüm bu yaşadıklarına ve görmüş olduğu çeşitli işkencelere rağmen kiliseye karşı asla geri adım atmadı. Hatta ölüm kararını bildiren yargıca “Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz. ” cevabını vermiştir.

Hikâyenin sonunda ise Giordano Bruno, iddia etmiş olduğu “Sayısız güneş ve kendi güneşlerinin etrafında dönen sayısız dünya vardır. ” düşüncesini yüksek sesle dile getirmekten korkmadığı için 1600’de, Roma’da diri diri yakıldı. Bu düşüncesi ve ona olan inancı yüzünden acılar içinde öldü.

Günümüzde ise dünyamıza benzer gezegenlerin keşfi zaman içerisinde yapıldı ve Giordano Bruno gibilerin itibarları pek çok kez ifade edildi. Vatikan ise yıllar sonra, yakmakla karar kıldıkları Bruno’nun heykelini yine kendi vermiş oldukları kararla Vatikan’ı cepheden gören Çiçek Meydanı’na dikip kendisini onurlandırmıştır.

“ Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasında savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”
Giordano Bruno

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Doğa nedir?

İnsan 2.0 Çağı Fedakarlığı Hak Eder Mi?