in , ,

Mezozoik Deniz Sürüngenlerinin Hızlı Yükselişi



Dinozorların çağı Mezozoikte -252 ila 66 milyon yıl öncesi arasındaki jeolojik zaman- ichthyosaurs ve plesiosaurs gibi deniz sürüngenleri, okyanusların en üst düzey avcı hayvanları idi. Ancak bu hayvanların kökeni ve nasıl baskın türler haline geldikleri bir şekilde gizemini koruyordu.

University of Bristol’dan paleontologların çalışması sonucu Paleobiology dergisinde yayımlanan yeni bir makale ise, bu canlıların içindeki bulundukları ekosistemde yavaş yavaş yayılmak yerine bir anda sahneyi ele geçirip sayılarının arttığını gösteriyor.

Araştırmanın başyazarı Dr. Tom Stubbs’a göre araştırma ile, deniz sürüngenlerinin okyanuslara Triyasik periyotta (252 ile 201 milyon yıl öncesi aralığını kapsayan jeolojik zaman dilimi) giriş yaptığı ve morfolojik adaptasyon sağlayarak sayılarının ve tür çeşitliliğinin hızla arttığı keşfedilmiş oldu. Bu morfolojik adaptasyonların çoğu avlanılan canlıların türüne ve özelliklerine göre belirlenmişti. Evrimsel olarak görece kısa bir zaman aralığı içinde de, deniz sürüngenleri sert kabuklu omurgasız canlılarla beslenmeye ve bu canlıları da sindirebilmeye başladı. Araştırmaya göre, Triyasik dönemde deniz sürüngenlerinin ulaşmış olduğu bu ‘beslenmeye dayalı morfolojik adaptasyon’ süreci ve bunun yarattığı çeşitlilik, Mezozoik çağ içinde devam eden süreçte aşılamadı ve bu hızlı ulaşılan çeşitlilik / çokluk korundu.



Mezozoik deniz sürüngenlerine ait çene kemikleri fosil kayıtları. Gösterilen hayvanlar (A) Pliosaurus, (B) Tylosaurus, (C) Ophthalmosaurus ve (D) Placochelys. Çene kemiklerinin altlarında görülen siyah çizgiler A, B ve C için 20 santimetre, D için 5 santimetre uzunluğu temsil ediyor. 

Mevcut yeni araştırmada, Mezozoik periyot deniz sürüngenlerine ait zengin fosil kayıtları kullanılarak çene ve diş yapılarındaki çeşitlilik ve fonksiyon üzerine istatistiki bir analiz gerçekleştirildi. Bugüne kadar araştırmalar çoğunlukla bu canlıların tür sayısına, biyo çeşitliliğine ve bunların zaman içindeki değişimlerine dair varsayımlarla sınırlı kalıyordu.Yeni araştırmada çene kemikleri ve dişlerin şekil, büyüklük ve karakterine göre, canlıların yaşam ve beslenme modu ile bu özellikleri ne kadar hızlı kazanmış olabilecekleri gösterilmiş oldu.

Araştırmacılar, bu avcı deniz sürüngenlerinin; türlerin yaklaşık yüzde 95’inin yok olduğu bir kitlesel yok oluş olayından sonraki tam bir karmaşa halindeki canlılar dünyasına çok hızlı bir biçimde yayıldıklarını belirtiyor. Ancak fosil kayıtları gösteriyor ki, bu canlılar aynı zamanda; Permiyan periyodun bitişine denk gelen bu yok oluş olayından önceki dünyada var olmayan bir yaşam modunu da kendileri ile birlikte geliştirdi ve dünyaya yaydı. İstatistik çalışmalarının sonuçlarına göre, tüm yaşam tipleri ve beslenme biçimleri bu canlılar ile daha önce sanılandan çok daha hızlı biçimde evrildi

İronik bir son olarak bu deniz sürüngenleri; evrimsel olarak patlayışlarından yalnızca 30 milyon yıl sonra geç Triyasik dönemde üst üste yok oluş olaylarına maruz kaldılar ve birçok grubun varlığı son buldu. Araştırmaya göre bu yok oluş olayları, deniz sürüngenlerinin evrimlerini uzun dönemde de etkiledi ve o dönemde var olan morfolojik adaptasyonları ve özelleşmiş nişleri ortadan kaldırdı.

Kaynak: Bilimfili.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.