in ,

Gözün Beyne Şimdiye Kadar Bilinmeyen Bir Sinyal Gönderdiği Keşfedildi

Gözün Beyne Şimdiye Kadar Bilinmeyen Bir Sinyal Gönderdiği Keşfedildi

Bilim insanları, gözümüzden beyne giden bir sinyal keşfettiler. Bu sinyal, şimdiye kadar bilinenin aksine kısıtlayıcı bir içeriğe sahip. Bu işlevin bilinçaltı düzeylere işlediği söyleniyor.

Uzun yıllar boyunca biyoloji ders kitaplarında “Gözümüz, beynimizle yalnızca tek tip bir sinyal yoluyla iletişim kurar” bilgisini gördük. Yakın zaman önce yapılan bir araştırmaya bakılırsa bazı retinal nöronlar daha az kullanılan bir yolu tercih ediyor.

Northwestern Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bazı retinal nöron kümeleri, beyne kısıtlayıcı sinyaller gönderiyor. Bundan önce bilim insanları gözün beyne yalnızca uyarıcı sinyaller gönderdiğini düşünüyorlardı. Uyarıcı sinyaller nöronları daha fazla uyarırken kısıtlayıcı sinyallerse nöronları daha az uyarıyor.

Bu sinyaller bilinçaltı düzeyde çalışıyor:

Üniversitedeki araştırma ekibi, bu kısıtlayıcı sinyallerin bilinçaltı davranışlara müdahil olduğunu keşfetti. Örneğin biyolojik ritmimizin aydınlık ve karanlık döngülere senkronizasyonu ve parlak ışıkta göz bebeklerimizin küçülmesi bu bilinç dışı davranışlar arasında yer alıyor. Bu nöronların nasıl işlediğini daha iyi anlayarak ışığın davranışlarımıza nasıl etki ettiğine ilişkin daha çok bilgi elde edebiliriz.

Araştırma ekibinin lideri Tiffany Schmidt’in aktardığına göre bu kısıtlayıcı sinyaller, biyolojik saatimizin kendini loş ışığa göre ayarlamasını ve az ışıkta göz bebeklerimizin küçülmesini engelliyor. Bu iki özellik de daha düzgün bir görüşü sağlıyor ve günlük işlere adapte olmamızı kolaylaştırıyor. Schmidt, araştırmayla birlikte gözümüzün ışığa neden bu kadar duyarlı olduğunu ortaya çıkaracak bir mekanizma yaratacaklarını söyledi ancak bilim insanına göre bilinçaltı davranışlarımız buna karşılık olarak ışığa duyarsız.

İlgili Haber:  Bilim İnsanlarını Çıldırtan Yanlış İfadeler

Çalışmada Schmidt ve ekibi, farede bulunan kısıtlayıcı sinyallerden sorumlu nöronları engelledi. Bu engellemeyle birlikte farenin biyolojik ritmini değiştirmede loş ışığın daha etkili hâle geldiği tespit edildi. Bu da gösteriyor ki gözümüzden beyne giden bu kısıtlayıcı sinyaller, çevresel ışık değiştiği zaman biyolojik ritmimizin yeniden düzenlenmesini engelliyor.

Bu bir hayli akla yatan bir durum çünkü tüm vücut saatimizi küçük çevresel değişiklikler nedeniyle değiştirmek istemeyiz. Araştırma ekibine göre kısıtlayıcı sinyallerin engellendiği durumlarda farelerin göz bebekleri ışığa daha duyarlı hâle geldi.

Kaynak Çeviri:webtekno

Kaynak:https://www.eurekalert.org/pub_releases/2020-04/nu-esa042720.php

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dünya Kütlesinin 300 Katı Olan Bir Gezegen Keşfedildi

Hubble Uzay Teleskopu, Atlas kuyrukluyıldızının parçalandığı anı görüntüledi